Kelimenin Grevi: Memur Susarsa, Dil Konuşur Edebiyat, insanın kendi sesini aradığı en derin alandır. Her sözcük, bir vicdanın yankısıdır; her cümle, bir başkaldırıdır sessizliğe karşı. Kelimenin gücü, sadece anlamında değil, sustuğunda da kendini belli eder. İşte tam da bu yüzden, “memur grev yaparsa ne olur?” sorusu, yalnızca bir toplumsal eylem meselesi değil; aynı zamanda bir edebî sorudur. Çünkü grev, kelimenin susması, anlatının kesilmesidir. Bir kalem kırıldığında, bir dil de kırılır aslında. Susmanın Estetiği: Grev Bir Sessizlik Sanatı mı? Edebiyat tarihinde susmak, çoğu zaman en yüksek ses olmuştur. Franz Kafka’nın yazmadığı mektuplar, Albert Camus’nün sözcüklerin bittiği yerden başlayan isyanı, Virginia Woolf’un…
2 Yorum