Mavi Kan Kimlerde Olur? Kavramın Günlük Hayatta Toplumsal Karşılığı İstanbul’da yaşayan, otuzuna yaklaşmış bir sivil toplum çalışanı olarak “Mavi kan kimlerde olur?” sorusunu ilk kez bir tartışma sırasında değil, bir metro yolculuğunda duymuştum. Yan koltukta oturan iki kişi, kimlerin “doğuştan ayrıcalıklı” sayıldığı üzerine konuşuyor, farkında olmadan sınıfsal bir dili yeniden üretiyordu. O an bu ifadenin sadece tarihsel bir aristokrasi meselesi olmadığını, bugünün Türkiye’sinde hâlâ farklı biçimlerde yaşadığını düşündüm. Mavi kan kimlerde olur? sorusu aslında biyolojik bir gerçeklikten çok, toplumsal bir sembolü işaret ediyor. Avrupa’da soylulukla özdeşleşen bu kavram, günümüzde daha çok sınıf, ayrıcalık ve erişim üzerinden yeniden üretiliyor. İstanbul gibi…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kıraat ne demek, nasıl yapılır? Kavramın zihinde açtığı ilk kapı Konya’da bir akşam, çay masasında bir yandan teknik bir rapor okurken bir yandan da kulağıma gelen Kur’an tilavetiyle dikkatim ikiye bölündü. İçimdeki mühendis hemen “ses frekansı, ritim, artikülasyon” diye analiz moduna geçti. İçimdeki insan tarafı ise sadece “bu ses neden bu kadar sakinleştiriyor?” diye sordu. İşte tam o anda aklıma takıldı: Kıraat ne demek, nasıl yapılır? sorusu aslında sadece bir tanım sorusu değil. Bir yöntem, bir gelenek ve hatta bir bilinç hali meselesi. En basit tanımıyla kıraat, Kur’an-ı Kerim’in farklı okuma usullerini ifade eder. Ama bu “farklılık” günlük hayatta düşündüğümüz…
Yorum BırakTekel 2000 hangi ülkenin? Bir markanın kimlik meselesi üzerine içsel bir tartışma Tekel 2000 hangi ülkenin? sorusu ilk bakışta oldukça basit görünüyor. Hatta dışarıdan bakınca “Türkiye tabii ki” deyip geçilecek kadar net. Ama mesele sadece bir ülke adı değil; markaların hafızası, devlet tekellerinin geçmişi, tüketici algısı ve hatta bireysel anılarla örülü daha karmaşık bir zemine uzanıyor. Ben Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, bazen bu tür sorulara tek bir cevap vermenin yeterli olmadığını düşünüyorum. İçimdeki mühendis netlik arıyor, içimdeki insan ise hikâyeyi anlamaya çalışıyor. Tekel 2000’in kökeni: Devlet tekeli ve Türkiye gerçeği Tekel 2000’in kökenine baktığımızda karşımıza doğrudan Türkiye çıkıyor.…
Yorum BırakDeğerli Feg okurları, “Kemalizm’i kim çıkardı” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur! İzmir’de Günlük Hayat, Kahve ve “Kemalizm’i kim çıkardı?” Sorusunun Sessiz Takibi Feg sayfasına hoş geldiniz! “Kemalizm’i kim çıkardı” hakkında hazırladığımız bu özel içeriğin tadını çıkarın. İzmir’de yaşamak bazen insanı tuhaf bir düşünce akışına sokuyor. Sabah uyanıyorsun, güneş pencereden “ben buradayım” diye bağırıyor, alt sokakta simitçi tezgâhını açmış, martılar yine sanki kira ödemiyormuş gibi ciddiyetsiz bir özgüvenle dolaşıyor. Sen de elinde yarım uykuyla kahveye uzanırken bir anda beynin saçma ama derin bir soruya takılıyor: “Kemalizm’i kim çıkardı?” Normalde bu soruyu bir ansiklopedi açıp iki dakikada kapatabilirsin. Ama…
Yorum BırakKeklik hangi hayvan türü? Doğanın Sessiz Kanat Çırpışından Geleceğe Uzanan Bir Bakış Ankara’da yaşayan 28 yaşında biri olarak, şehir hayatının hızına rağmen doğayla bağımı tamamen koparmamaya çalışıyorum. Beton binaların arasında yürürken bile bazen aklım kırsala, dağlara, sabah erken saatlerde duyulan o ince kuş seslerine kayıyor. Son zamanlarda sık sık aklıma takılan bir konu var: Keklik hangi hayvan türü? Bu soru ilk bakışta basit bir biyoloji bilgisi gibi görünse de, aslında doğa, insan yaşamı ve geleceğe dair çok daha geniş bir çerçeveyi açıyor. Keklik hangi hayvan türü? Temel biyolojik sınıflandırma ve doğadaki yeri Merhaba Feg ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Keklik hangi hayvan…
Yorum BırakBugün sizlerle “Kediler ne türüdür” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. Kediler ne türüdür? Sessiz Bir Akşamın İçinde Başlayan Hikâye Sizin İçin Seçtik: Kediler mübarek bir hayvan mıdır ? Kayseri’de akşamlar bazen fazla sessiz olur. O sessizlik insanın içine işler. Hele ki yalnızsan, odanın duvarları bile seni dinliyormuş gibi gelir. Ben 25 yaşındayım, çok günlük tutarım ama son zamanlarda sayfalarım hep yarım kalıyor. İçimde bir şey eksik gibi. O eksikliği en net hissettiğim an, geçen kışın o soğuk akşamında oldu. O gün eve dönerken sokakta küçük bir kedi gördüm. Titriyordu. Gözleri sanki “beni fark et” demiyordu, “beni bırakma” diyordu. O an…
Yorum BırakKaşla Göz Arasında Kaybolmak Ne Demek? Benzer Konular: Kal etmek nedir ? Sevgili Feg ziyaretçileri, bugün “Kaşla göz arasında kaybolmak deyiminin anlamı nedir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Bazı deyimler var ki, ilk duyduğunda “bunu kim uydurdu ve neden bu kadar yerleşti?” diye düşündürüyor. “Kaşla göz arasında kaybolmak” da tam olarak bu kategoride. Hızlı, neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar olan bir olayı anlatmak için kullanılıyor. Ama işin ilginci şu: Bu deyim sadece “çok hızlı oldu” demek değil, aynı zamanda “kimse ne olduğunu anlamadı” vurgusunu da taşır. Yani bir olay gerçekleşiyor, hem de öyle bir hızda ki, izleyenler sadece boşluğu seyrediyor.…
Yorum Bırakİshale kibarca ne denir? Dilin, bedenin ve zihnin kesiştiği görünmez alan İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, bedenin en “doğal” süreçlerinin bile dil aracılığıyla yeniden şekillendirilmesidir. Bazı deneyimler vardır ki biyolojik olarak son derece sıradandır, fakat toplumsal bağlamda neredeyse birer “ifade mühendisliği” gerektirir. Sindirim sistemiyle ilgili durumlar da bunlardan biridir. İnsanlar, özellikle de “ishal” gibi doğrudan ve bedensel çağrışımı güçlü bir durumu ifade ederken, çoğu zaman daha yumuşak, dolaylı ya da örtük ifadeler kullanır. “Mide rahatsızlığı”, “tuvalet problemi”, “sindirim bozukluğu”, hatta “pek iyi değilim” gibi ifadeler bu örtük dilin parçalarıdır. Peki neden? Bu sorunun cevabı yalnızca…
Yorum BırakTuz Gölü Girişi Ücretli mi? Bir Yolculuk, Bir Soru ve Sessiz Bir Manzaranın Ekonomisi Bazen bir yolculuk, sadece bir yer görmek için yapılmaz. Kimi zaman insan, kendi zihnindeki kalabalığı biraz seyreltebilmek için yola çıkar. Direksiyonun başında ya da bir otobüs camından dışarı bakarken akla tek bir soru düşer: “Oraya vardığımda beni ne bekliyor?” Tuz Gölü için de bu soru sıkça sorulur: Tuz Gölü girişi ücretli mi? Ama bu sorunun altında yalnızca bir fiyat beklentisi değil, çok daha derin bir şey vardır: doğayla temasın artık bir “hizmet” olup olmadığı meselesi. — Tuz Gölü Girişi Ücretli mi? Genel durum Tuz Gölü’nün geniş…
Yorum BırakKaç tane baba var? Kavramın düşündüğümüzden daha geniş anlamı “Kaç tane baba var?” sorusu ilk bakışta garip bir matematik problemi gibi duruyor. Sanki tek bir doğru cevap varmış da onu bulmamız gerekiyormuş gibi. Ama işin içine girdikçe bu sorunun aslında sayıdan çok anlamla ilgili olduğunu fark ediyorum. Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, gün içinde hem mühendislik tarafım hem de daha insani, daha sezgisel tarafım sürekli birbirine itiraz ediyor. İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Baba tek bir biyolojik terimdir, genetik olarak tanımlanır, geri kalanı sosyolojik türevdir.” Ama içimdeki insan tarafı hemen karşı çıkıyor: “Hayat öyle düzgün bir formül değil, insanın…
Yorum Bırak