Septum ne demek? Ekonomik düşünceye açılan beklenmedik bir kapı Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek, aslında her gün yaptığımız seçimlerin arka planını da görünür kılar. Bir şey seçtiğimizde başka bir şeyi vazgeçilmez biçimde geride bırakırız. Bu basit gerçek, ekonominin en temel taşlarından biridir. “Septum ne demek?” sorusu ilk bakışta biyolojiye ait bir tanım gibi görünse de, kavramsal olarak ayrım, bölünme ve düzenleme fikri üzerinden ekonomiyle güçlü bir analoji kurmaya imkân verir. Septum, biyolojide bir bölme yapısıdır; ekonomide ise çoğu zaman piyasaların, sektörlerin, gelir gruplarının ve karar mekanizmalarının birbirinden nasıl ayrıldığını anlamak için metaforik bir çerçeveye dönüşebilir. Septum kavramının…
Yorum BırakYazar: admin
Biyolojik bir başlangıç: enerji üretmeyen hücre ve siyasal metafor Olgun alyuvar hücreleri (eritrositler), insan vücudundaki en temel taşınma işlevlerinden birini üstlenir: oksijenin dokulara taşınması ve karbondioksitin geri alınması. Ancak bu hücreler, şaşırtıcı bir şekilde, oksijenli solunum yapmaz. Çünkü olgunlaştıklarında çekirdeklerini ve mitokondrilerini kaybederler. Mitokondri yokluğu, klasik anlamda oksijenli solunumun gerçekleşmesini imkânsız kılar. Bunun yerine enerji ihtiyaçlarını yalnızca anaerobik glikoliz üzerinden karşılarlar. Bu biyolojik gerçek, yalnızca hücresel bir detay olarak değil, güç ilişkileri, kaynak dağılımı ve sistem içi bağımlılıklar açısından düşündürücü bir analoji sunar. Toplumsal düzeni inceleyen bir bakış açısından bakıldığında, bu “enerji üretmeyen ama sistemin merkezinde yer alan yapı” fikri,…
Yorum BırakKarel ismi hangi ülkenin? Bir ismin peşinde veri, anı ve biraz da merak Ankara’da sabahları Kızılay metrosunda insan selini izlerken bazen küçük şeylere takılıyorum. Birinin çantasındaki kitap ismi, bir diğerinin kulaklığından sızan şarkı ya da telefon ekranında gördüğüm bir isim… Geçenlerde bir toplantı notunda “Karel” yazısını görünce de aynı şey oldu. Karel ismi hangi ülkenin? diye kendi kendime sorarken buldum kendimi. Basit bir merak gibi duruyor ama isim dediğin şey, bazen bir ülkenin tarihine, bazen bir göç hikâyesine, bazen de veri setlerinin sessiz köşelerine açılan bir kapı gibi. Ben ekonomi okumuş biri olarak meseleye biraz da rakamların ve dağılımların gözüyle…
Yorum BırakFeg çatısı altında bugün Kemik apofiz nedir konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Güç ilişkilerinin yalnızca kurumların yüzeyinde değil, toplumun en küçük yapısal katmanlarında bile iz bırakabildiği düşüncesi, siyasal düzeni anlamaya çalışan her yaklaşımın temel gerilimlerinden birini oluşturur. Bu gerilim, kimi zaman devletin görünür mekanizmalarında, kimi zaman da daha teknik ve biyolojik kavramların metaforik okumasında kendini yeniden üretir. Kemik apofiz, tıbbi olarak kemik üzerinde kas ve bağ dokularının tutunduğu çıkıntılı yapıyı ifade eder. Ancak bu kavram, siyaset bilimi perspektifinden okunduğunda, yalnızca biyolojik bir açıklama değil; iktidarın “tutunduğu”, güç kazandığı ve genişlediği yapısal temas noktalarının düşünsel bir modeli olarak da okunabilir. Kemik…
Yorum BırakHoş geldiniz! Feg olarak Hangi fonlar stopajdan muaf ile ilgili detaylı ve düzenli bir anlatım hazırladık. Stopajın Edebî Anatomisi: Vergi Metninin Görünmeyen Anlatısı Kelimeler yalnızca anlam taşımaz; aynı zamanda bir düzen kurar, bir düzeni bozar ve yeniden kurar. Ekonomi diliyle yazılmış her metin, aslında kendi içinde bir anlatıdır. “Stopaj” dediğimiz kavram da bu anlatının sessiz ama belirleyici karakterlerinden biridir. Vergi kesintisi olarak teknik bir çerçevede tanımlansa da, edebiyat perspektifinden bakıldığında stopaj; metnin içinde görünmeyen bir anlatıcı, satır aralarında dolaşan bir yorumcu gibidir. Bu bağlamda stopajdan muaf fonlar meselesi yalnızca finansal bir kategori değil, aynı zamanda metinler arası bir dolaşım alanıdır.…
Yorum BırakMerhaba Feg okurları! Bugün sizlerle “Karbonatın faydaları ve zararları nelerdir” konusunu ele alacağız. Sirkeli Karbonatlı Su Bitkilere İyi Gelir mi? Bilimsel Gerçekler ve Bahçecilikte Yaygın Yanılgılar Eskişehir’de yaşayan, üniversitede bitki fizyolojisi ve toprak bilimi üzerine çalışan biri olarak son yıllarda en çok karşılaştığım sorulardan biri şu: “Sirkeli karbonatlı su bitkilere iyi gelir mi?” Açık konuşmak gerekirse bu soru, sosyal medyada dolaşan pratik önerilerle bilimsel gerçeklerin en çok çarpıştığı alanlardan biri. İnsanlar bitkilerini seviyor, onlara iyi bakmak istiyor ve doğal yöntemlere yöneliyor. Bu çok anlaşılır bir şey. Ancak işin içine sirke ve karbonat girince, durum “bitkiye şifa” ile “toprak kimyasını karıştırma…
Yorum BırakMerhaba Feg okurları! Bugün sizlerle “Karatavuk mucizesi nedir” konusunu ele alacağız. Karatavuk Mucizesi Nedir? (Ve Neden Bunu Bir Kahve Molasında Düşünürken Kendimi Buluyorum) İzmir’de yaşıyorum. Bu bilgi tek başına bile bazı şeyleri açıklıyor aslında. Sabahları denizden gelen tuzlu rüzgârla uyanıp “bugün kesin hayatımı düzene sokuyorum” diye kalkıp, öğlene doğru kendimi Alsancak’ta simit yerken hayatı sorgularken bulmam… tamamen İzmir meselesi değil tabii, biraz da benlik bir durum. Geçen gün yine böyle bir ruh hâlindeyim. Kafamda onlarca düşünce dönüyor: fatura, gelecek planı, “ben neden kahveyi hep fazla sıcak içiyorum” sorusu… Tam o sırada parkta bir karatavuk gördüm. Bildiğin sıradan bir kuş. Ama…
Yorum BırakGündelik Hayatın İçinde Yatırım: Bir Toplumsal Okuma Denemesi Bugünkü yazımızda Feg ekibi, Altıns1 fiziki talep nasıl yapılır hakkında ihtiyaç duyduğunuz ana bilgileri sunuyor. Bazı insanlar sabah uyandığında kahvesini düşünür, bazıları günün planını, bazıları ise görünmez bir baskı hissiyle ekonomik belirsizlikleri. Bu farklı deneyimlerin arasında ortak bir şey vardır: geleceği kontrol etme arzusu. Bu arzu, yalnızca bireysel bir kaygı değil; aynı zamanda toplumsal yapıların, kültürel beklentilerin ve ekonomik ilişkilerin iç içe geçtiği bir alandır. “İşbank altın S1 nasıl alınır?” sorusu da ilk bakışta teknik bir yatırım sorusu gibi görünse de, aslında çok daha geniş bir sosyolojik alanı işaret eder. Çünkü finansal…
Yorum BırakSekizgenin Dış Açısı: Geometrinin Tarihsel Hafızasında Bir Yolculuk Geçmişi anlamak, yalnızca olup biteni sıralamak değil; bugünün düşünme biçimlerini kuran sessiz matematiksel ve kültürel mirası yeniden okumaktır. Geometri gibi soyut bir alan bile, insanlığın düşünce tarihindeki kırılmalarla, eğitim kurumlarıyla ve metinler arası aktarım zincirleriyle şekillenmiş bir anlatıdır. “Sekizgenin dış açısı nedir?” sorusu bu bağlamda yalnızca bir matematik problemi değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir bilgi geleneğinin izini sürmek için bir kapıdır. Antik Dönem: Geometrinin Doğuşu ve Açının Kavramsallaşması Geometrinin sistematik bir bilgi alanı olarak ortaya çıkışı, Antik Yunan dünyasında özellikle Öklid ile birlikte belirginleşir. Öklid’in “Elementler” adlı eseri, yalnızca bir matematik…
Yorum BırakÇarşaf Siyah Olmak Zorunda mı? Görünenden Daha Derin Bir Tartışma Bunu da Okuyun: Karadağ'a feribot var mı ? Sokakta yürürken gördüğümüz bir çarşafın rengi üzerinden bu kadar büyük bir tartışma çıkacağını çoğu insan tahmin etmez. Ama işin içine kültür, din, gelenek ve modern yaşam girince konu bir anda basit bir “renk meselesi” olmaktan çıkıyor. Şunu en baştan net söyleyeyim: Çarşafın siyah olması zorunlu bir kural gibi sunulduğunda, burada bir “geleneğin mutlaklaştırılması” problemi var. Ve bu, sadece dini değil sosyolojik olarak da tartışmaya açık bir alan. İzmir gibi görece daha özgürlükçü ve çeşitliliğe alışkın bir şehirde yaşayan biri olarak şunu çok…
Yorum Bırak