İçeriğe geç

Menekşenin İngilizcesi ne ?

Düzenle

Menekşenin İngilizcesi Ne? Bir Çiçeğin Ardında Saklanan Küçük Bir Hikâye

Bazı kelimeler vardır, sadece anlamını öğrenmek için bakmayız onlara. İçinde bir anı saklıdır, bir yüzü hatırlatır, bazen de yıllar önce duyduğumuz bir cümleyi yeniden kulağımıza getirir. “Menekşenin İngilizcesi ne?” sorusu da benim için böyle sıradan bir kelime sorusu olmadı.

Kayseri’de soğuk bir kış akşamında, odamın köşesinde duran küçük mor bir çiçeğe bakarken bu kelimeyi düşündüm. Dışarıda kar yağıyordu. Camın kenarına vuran rüzgâr, sanki eski defterlerin sayfalarını karıştırıyordu. Masamın üzerinde her zamanki gibi günlüğüm duruyordu. Çünkü ben duygularımı içimde tutmak yerine yazıya dökenlerdenim.

O gün günlüğüme sadece tek bir cümle yazmıştım:

“Bazı insanlar gider ama bıraktıkları çiçekler kalır.”

Belki biraz fazla duygusal bir cümleydi. Arkadaşlarım görse büyük ihtimalle dalga geçerdi.

“Yine film sahnesi gibi yazmışsın.”

derlerdi.

Ama ne yapayım? Bazı insanların kahvesine şeker attığı gibi ben de hayatın içine biraz duygu katıyorum.

Menekşenin İngilizcesi Ne? Küçük Bir Kelimenin Büyük Anlamı

Menekşenin İngilizcesi “violet” olarak bilinir.

İlk duyduğumda bu kelime bana çok farklı gelmişti. “Menekşe” dediğimde aklımda hemen çocukluğumdan kalan bahçe görüntüleri oluşuyordu. Ama “violet” kelimesi daha zarif, daha uzak bir his bırakıyordu.

Sanki başka bir ülkede açan, başka bir hikâyenin içinde yaşayan bir çiçek gibiydi.

Oysa aynı çiçekti.

Aynı mor renk.

Aynı narin yapraklar.

Aynı sessiz güzellik.

Bazen insanlar da böyledir. Farklı dillerde, farklı şehirlerde, farklı hayatlarda başka isimlerle anılırlar ama içlerindeki duygu aynıdır.

Ben bunu en çok anneannemin evindeki eski menekşelerde hissetmiştim.

Anneannemin Penceresindeki Menekşe

Çocukken Kayseri’de anneannemin evine her gittiğimde pencerenin önünde duran küçük saksıları hatırlıyorum. En dikkat çekeni de mor menekşelerdi.

Anneannem onlara çok özen gösterirdi.

Sabah kalkınca ilk işi çiçeklerine bakmaktı.

Bir gün ona sormuştum:

“Anneanne, bunlarla neden bu kadar konuşuyorsun?”

Gülmüştü.

“Çünkü ilgi gören her şey güzelleşir.”

O zaman bu sözün anlamını tam anlayamamıştım. Çocuk aklıyla sadece çiçeklerin gerçekten konuştuğunu sanıyordum.

Yıllar sonra anladım ki bazı şeylerin büyümesi için su kadar ilgi de gerekiyor.

İnsanlar da öyle.

Birinin hatırlaması, sorması, küçük bir mesaj göndermesi bile bazen insanın içindeki en kurak yeri canlandırabiliyor.

Bir Günlük Sayfasında Saklanan Menekşe

25 yaşındayım ve hâlâ günlük tutuyorum. Bazı arkadaşlarım bunu eski moda buluyor.

“Telefonuna not alsana.”

diyorlar.

Ama aynı şey değil.

Bir deftere yazarken kelimelerin ağırlığını hissediyorum. Kalemin kâğıda değmesi bile bazen içimdeki karmaşayı azaltıyor.

Geçen yıl zor bir dönemden geçiyordum. Planladığım bazı şeyler olmadı. Çok istediğim bir konuda hayal kırıklığı yaşadım. Dışarıdan normal görünüyordum ama içimde sürekli aynı sorular dönüyordu.

“Acaba yanlış mı yaptım?”

“Daha farklı davranabilir miydim?”

“Her şey gerçekten bitti mi?”

O dönem günlüğümün bir sayfasına şunu yazmışım:

“Bugün kendimi susuz kalmış bir çiçek gibi hissediyorum.”

Aradan birkaç ay geçti. Bir gün eski defterlerimi karıştırırken o cümleyi gördüm. Tam o sırada masamdaki menekşeye baktım.

Çiçek hâlâ oradaydı.

Büyümüş, yeni yapraklar vermişti.

Belki de bana küçük bir şey anlatıyordu:

Bazı dönemler kötü geçebilir ama bu, hikâyenin bittiği anlamına gelmez.

Menekşe ve Beklenmedik Bir Mesaj

Sitemizden Önerilen: İsra'nın anlamı ne ?

O menekşenin özel bir hikâyesi daha vardı.

Bir süre önce hayatımda önemli bir yere sahip olan bir arkadaşım başka bir şehre taşınmıştı. Vedalaşırken bana küçük bir menekşe saksısı vermişti.

“Buna iyi bak.”

demişti.

O an gülümsemiştim.

“Ben kendime zor bakıyorum, bir de çiçeğe mi bakacağım?”

diye şaka yapmıştım.

İkimiz de gülmüştük.

Ama içimde garip bir hüzün vardı. Çünkü bazı vedalar insanın içine sessizce oturur. Büyük cümleler kurulmaz ama eksikliği hemen hissedilir.

Aylar sonra bana mesaj attı.

“Menekşe hâlâ yaşıyor mu?”

diye sordu.

Ekrana uzun süre baktım.

Çünkü aslında sorduğu şey sadece çiçek değildi.

Beni sormuştu.

İyi olup olmadığımı merak etmişti.

Ben de cevap verdim:

“Yaşıyor. Hatta senden daha inatçı çıktı.”

Bu cevaba güldü.

Ben de güldüm.

Ama o küçük konuşmanın ardından uzun zamandır hissetmediğim bir umut hissettim.

Violet Kelimesini Öğrendiğim An

Bir gün İngilizce çalışırken karşıma “violet” kelimesi çıktı.

“Bu ne demek?”

diye baktım.

Menekşe.

Bir anda yüzümde küçük bir gülümseme oluştu.

Çünkü bazen bir kelime sadece kelime değildir. Arkasında bir ev, bir insan, bir anı vardır.

“Menekşenin İngilizcesi ne?” diye soran birine artık sadece “violet” demiyorum.

İçimden küçük bir hikâye de geçiyor.

Bir kış akşamı.

Bir günlük defteri.

Bir pencere kenarı.

Ve hâlâ yaşamaya devam eden küçük mor bir çiçek.

Çiçekler Bize Sabretmeyi Öğretiyor

Hayatta bazen her şey istediğimiz gibi ilerlemiyor. Beklediğimiz haber gelmiyor. Hayalini kurduğumuz kapı açılmıyor. İnsan böyle zamanlarda kendini biraz yalnız hissedebiliyor.

Ben de hissettim.

Hem de fazlasıyla.

Bazen arkadaş ortamında en çok gülen kişi olup eve dönünce uzun uzun düşünenlerdenim.

Dışarıda:

“Boş ver ya, hallederiz.”

derim.

Eve gelince:

“Acaba gerçekten halledecek miyiz?”

diye düşünürüm.

Kendimle bu konuda sık sık dalga geçiyorum.

Beynim bazen küçük bir konuyu alıp büyük bir toplantıya dönüştürüyor.

Ama sonra menekşeme bakıyorum.

Sessizce büyüyor.

Hiç acele etmiyor.

Hiç “neden bugün çiçek açmadım?” diye kendini sorgulamıyor.

Sadece zamanı geldiğinde güzelliğini gösteriyor.

Belki insanın da biraz bunu öğrenmesi gerekiyor.

Menekşenin İngilizcesi Ne Sorusunun Bende Bıraktığı İz

Bugün biri bana “Menekşenin İngilizcesi ne?” diye sorsa cevabım çok basit:

“Violet.”

Ama içimdeki cevap biraz daha uzun.

Menekşe benim için sadece bir çiçek değil. Beklemek, hatırlanmak, yeniden başlamak ve küçük şeylerin değerini bilmek demek.

Bazen hayat çok büyük cevaplar vermiyor insana. Büyük değişimler her zaman büyük olaylarla gelmiyor.

Bazen bir mesaj geliyor.

Bazen eski bir günlük bulunuyor.

Bazen pencerenin kenarındaki küçük bir çiçek yeni bir yaprak çıkarıyor.

Ve insan anlıyor ki hâlâ umut var.

Belki de hayatın en güzel tarafı burada saklı.

En sessiz şeyler bile bize bir şey anlatabiliyor.

Bir menekşe bile.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://www.foreksforum.com.tr https://netfoto.com.tr https://ozentasmakina.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet