Hamam Böceği Üstüme Çıktı: Korkunun Gözleri
Bazen bir an gelir, hayatın her şeyine dair ne hissettiğini anlık olarak anladığın bir an. Kayseri’de, karanlık bir geceyi aydınlatan tek şey olan lamba, bir yandan bana huzur veriyor ama diğer yandan da içinde sakladığı ürkütücü gölgeleri fark etmemi sağlıyordu. Bu gece de böyleydi. Yalnızdım, sessizdi ve dışarıda kar, toprağa benekler bırakıyordu. Her şeyin birbiriyle uyum içinde olduğu, dinginliğin ve yalnızlığın içinde kaybolmuş bir hüzün vardı. Ama o an… her şeyin değişmesine neden olan o an…
Bana bir hamam böceği çıkmadı, ben ona çıktım.
Geceyi Saran O Sessizlik
İçerisi karanlık ve soğuktu, geceyi sabaha bağlayan saatlerde uyku ile uyanıklık arasındaki ince çizgideydim. Telefonumun ekranı gözlerimi kamaştırıyordu, bir süredir orada duruyor ve gözlerimle sayfalar arasında kayboluyordum. O an, gözüm bir hareket fark etti.
Hızla dönüp baktım, ve… işte o an o gözlerimi dehşetle açmama neden olan, kaygılarımı silip atan şey vardı. Bir hamam böceği… Evet, hamam böceği. Birçok insana o kadar sıradan gelir ki, bazen insanlar bu tür anları es geçer. Ama benim için bu olayın anlamı büyüktü. O böcek, bir an için benim dünyamı alt üst etti.
Ve korkum, sanki yavaşça bedenimi sardı. Hayal kırıklığına uğramıştım. Kayseri’nin sokaklarında neredeyse her köşe başında, her evde karşılaştığım bu yaratık… Artık evimde, kendi alanımda da bana müdahale etmişti.
Hamam Böceği: Korku ve Gerçek
Bazen, her şeyin en korkutucu tarafı, onu hiç beklemediğiniz bir anda karşılaşmaktır. Ama o an o kadar aniden gelmişti ki, kalbim bir an için duracak gibi oldu. Tam olarak bilemiyorum, ama onun orada olması, bir tür sinsi bir temizlikti; karanlıkta büyüyen bir şeyin, bana ait olmayan dünyaya ayak basması gibiydi. Sadece bir hamam böceği, diye düşünmeyin. O şey, içimdeki dünyayı sarsan bir yıkıma yol açmıştı. O an, bir şeyin bilinçaltımda ne kadar karanlık olduğunu fark ettim.
Evet, hamam böceği, gerçekten insanın üstüne çıkabilir mi? Bunu bilmemek bile yeterince korkutucu. Ama gerçek olan bir şey vardı: Kendi huzurumun içine girmeyi başaran, beni böyle korkuya sürükleyen o yaratık, tam da yaşamın bana zorla gösterdiği gerçeği simgeliyordu. İnsanın da üzerine çıkabileceği kadar rahatça… Her şeyin seni rahatsız edebilecek bir noktası vardır, değil mi?
O Anki Hislerim: Korku ve Hayal Kırıklığı
Bedenim titriyor, ellerim terliyordu. Gözlerimle böceği takip ettim, her hareketini izledim ve ne yapacağımı, nasıl başa çıkacağımı düşünürken, bir anda ona engel olamayacakmışım gibi hissettim. Hamam böceği, benim dünyamı sarmış ve bir adım önde durmuş gibiydi. O an ne hissettim, hatırlamıyorum bile. Hayal kırıklığıydı. Gerçekten de, bana doğru yürüyen bir böceğin varlığını kabullenebilmek, hayatın ne kadar çok “rahatsız edici” ve “beklenmedik” olabileceğini anlamak, yaşadığım en zor anlardan biriydi.
Ama korku sadece fiziksel değil, psikolojiktir de. Hamam böceği o an sadece bir böcek değildi. Aynı zamanda hayatta karşılaştığımız engellerin, zorlukların ve aniden karşımıza çıkabilen “o” şeylerin metaforu gibiydi. İnsanlar birbirlerine bazen tam da böyle anlarda çıkabiliyorlar. Sürpriz bir şekilde karşınıza çıkıp, siz farkına bile varmadan hayatınıza müdahale edebiliyorlar.
Üstümde Durduğunda Hissettiklerim: Umut ve Yeniden Başlamak
Bir süre sonra, öyle bir an geldi ki, hamam böceğini o kadar yakın gördüm ki, onu korkarak kaçırmak yerine, bir başka yolla hareket etmeye karar verdim. Öylece bekleyip, üstümde durmasına izin verdim. Hem korkuyordum hem de bir şekilde ona hükmetmeye çalışıyordum. Bir anlamda, “Seninle karşı karşıya gelmeliyim,” diyordum.
Korku ile yüzleşmek ve ona karşı bir adım atmak… Bazen hayatın ne kadar karmaşık olduğu gibi, bazen de o hamam böceği gibi beklenmedik anlar, bize hatırlatması gereken bir şeyler olur. Sonra, tüm o gerilim kayboldu. Hamam böceği durup, geri çekildi.
O anın anlamı neydi? Belki, bazen korkularımızla yüzleşip, onları kabullenmemiz gerektiği gerçeğiydi. Korkunun, tek başına kalmadığı, her şeye rağmen hayatın devam etmesi gerektiği, bize bir şeyler öğretmesi gerektiği gerçeği. O geceyi, o böceği ve içinde taşıdığı anlamları hâlâ hatırlıyorum. Onun üzerine bir başka hayata geçtim, bir diğer duyguyu, bir umut ışığını buldum. Ve evet, hayatta bazen korktuğun şeyler, seni daha güçlü kılmak için varlar.
Sonuç: Korku, Gerçek ve Kabullenme
Hamam böceği bir süre sonra kayboldu. Ama onun üzerimdeki etkisi, tıpkı hayatın bana sunmuş olduğu sürprizlerle, kalacak gibi. Çünkü bazen, hayatın üzerinde kurduğumuz her şey, küçük bir böceğin varlığından bile daha fragil, daha savunmasız olabilir. Ama tam da o an, kendi içimde bir değişim yaşadım. Artık, her şeyin geçici olduğunu, yaşadığımız anların kıymetini anlamayı öğrendim.
Böyle anlar hayatın kendisidir. Ve belki de her hamam böceği bir ders içeriyor, bir hatırlatmadır. Korkmak, zorluklarla yüzleşmek, bazen direnç gösterememek ama sonunda bir şekilde umudu bulmak… Belki de bunlar hepimizin içsel yolculuğunun bir parçasıdır.
O geceyi ve o hamam böceğini unutmayacağım. Ama artık, ona bakışım değişti. O, sadece bir böcek değil. O, bir başka hatırlatıcı, bir başka hayat dersi oldu. Ve sonunda, ruhum bir nebze de olsa hafifledi.